Pazar, 05 Eylül 2010
Ana Menü
Ana sayfa
Yazılarım
Şiirlerim
Türkçe bölümü
Belgeler ve Gerçekler
Bağlantılar
İletişim
Arama
GİRİŞ FORMU





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Anketler
Türkiye AB'ye Girmeli mi?
 
En çok okunanlar
KİMLER SİTEDE
Şuanda 5 misafir bağlı

Ana sayfa




MADENLER VE EMPERYALİZM

Madenler ve Emperyalizm


Dünyanın en fakir ikinci ülkesi olan Nijer, yıllarca süren diktatörlük, kuraklık, sömürgecilik ve iç savaş nedeniyle çaresizliğin içerisine yuvarlanmış yoksullar ülkesidir. Yeraltı zenginliklerine rağmen Nijer halkı sefalet içerisindedir. 13 milyonluk nüfusunun % 98'den fazlası Müslüman olan Nijer'de insanlar açlıktan ölüyor. Yollarında asfalt yok ülkenin neredeyse tamamında elektrik yok ülkede içme suyu şebekesi yok ama Nijer, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Uranyum, petrol, fosfat, mâden kömürü ve çinko yataklarına sâhiptir. Ülke ekonomisini ferahlatan uranyum mâdeni oldukça boldur. Fakat, bunun işletilmesi, tekniği ve endüstrisi, Batı ülkeleri, ABD ve Japonya'ya bağlı kalmaktadır. Nijer uzun süreler Fransa sömürgesi olarak kalmıştır. Şimdi ise sözde sömürgeciler gitmiş görünüyor fakat misyonerler vasıtası ile 2. Milenyum(Hristiyanlığı yayma binyılı) hayata geçirilmiştir. Açlıktan kırılan halka hristiyan olmaları karşılığında bir incil ve 100 dolar para verilmektedir. Her pazar ayinlere katılanlara ise ek paralar verilmektedir.

Yorumlar (1) | Görüntülemeler: 1564

Devamını oku...
 
Bye Bye Türkçe

BYE BYE TÜRKÇE

Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum.

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

Bir ferman yayınlamıştı: 'Bu günden sonra, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye

Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını,

Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,

Fermana uyanınız var mı?

Nutkum tutuldu, şasırdım merak ettim,

Bu makaleye ilk yorum yapan siz olun | Görüntülemeler: 733

Devamını oku...
 
BİR NEW YORK RÜYASI

Milletimizin sevgili hocalarından Prof. Oktay Sinanoğlu'nun, bir gün Amerika'nın da, bizim gibi taklitçilik illetine düşerse, başına neler gelebileceğini, hayalî bir tarzda anlattığı "Bir New York Rüyası" adlı hikâyesi. Acıklı ama, dilini kaybeden bir milletin karşılaşacağı faciayı ve felaketi kavramamıza ve dilimize sahip çıkmamıza yardımcı olacağını umuyorum.

Bir New York Rüyası

Bir yaz günü uyuyakalmışım. Kendimi, rüyamda, önceleri epey vakit geçirmiş olduğum New York şehrinde buldum. Aradan uzun yıllar geçmiş, 2050'li yıllara gelmişiz. Broadway'den aşağı yürüyüp meşhur "Times Meydanı"na vardım. Gözlerim aşina olduğum koskoca Amerikan sigarası, Amerikan arabası reklamlarını arıyordu. Evet, gene o kocaman, dev bina büyüklüğünde reklamlar vardı. Fakat hayret, gözlerime inanamayıp bir daha baktım. Bir ulu binanın tüm yüzünü kaplamış dev levhada Türkçe olarak (!) "Nefis Rize Çayı. İşte Hakiki Çay" yazıyor, yazının yanında lâle biçimli, ince belli cam bardakta tavşan kanı bir çay resmediliyordu. Sadece en dipte küçücük harflerle İngilizce olarak "Drink-Real Tea" eklenmişti.

Bu makaleye ilk yorum yapan siz olun | Görüntülemeler: 432

Devamını oku...
 
ŞÖYLE KONUŞUYOR BATILI BENLİĞİMİZ

Şöyle Konuşuyor Batili Benliğimiz

Müslüman kalabilirsin ya da başka bir dinde, ama beni  yakalamak için değişmelisin dostum. Dilini değiştirmelisin önce.

Yüksek ortamlarda benim dilimi kullanmalısın. Benim dilimi ikinci dil ya da yabancı dil olarak öğrenmen yetmez. Kendi dilin yabancı kalmalı, hatta neredeyse etnik bir dil, benim dilim ise yüksek ortamlarda anadil olmalı. Nedir bu yüksek ortamlar? En basta yüksekokullar. Sonra liseler, ortaokullar, ilkokullar, hatta anaokulları.

Kendi dilinle konuşmak sende aşağılık duygusu yaratmalı. Örneğin marketing alanında benim sözcüklerimle cümleler kurmalısın. Kendi dilinle ifade etmeye çalış bak, ne kadar da bayağı kalıyor. Global dünyanın bir parçası olarak kendini hissetmek istiyorsan, benim yaptığımı iyi yapmalısın.

Yorumlar (1) | Görüntülemeler: 635

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 9 - 12 Toplam: 15