|
KİMLER SİTEDE |
|
Şuanda 5 misafir bağlı |
|
|
Ana sayfa
|
|
|
Madenler ve Emperyalizm
Dünyanın en fakir ikinci ülkesi olan Nijer, yıllarca süren diktatörlük, kuraklık, sömürgecilik ve iç savaş nedeniyle çaresizliğin içerisine yuvarlanmış yoksullar ülkesidir. Yeraltı zenginliklerine rağmen Nijer halkı sefalet içerisindedir. 13 milyonluk nüfusunun % 98'den fazlası Müslüman olan Nijer'de insanlar açlıktan ölüyor. Yollarında asfalt yok ülkenin neredeyse tamamında elektrik yok ülkede içme suyu şebekesi yok ama Nijer, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Uranyum, petrol, fosfat, mâden kömürü ve çinko yataklarına sâhiptir. Ülke ekonomisini ferahlatan uranyum mâdeni oldukça boldur. Fakat, bunun işletilmesi, tekniği ve endüstrisi, Batı ülkeleri, ABD ve Japonya'ya bağlı kalmaktadır. Nijer uzun süreler Fransa sömürgesi olarak kalmıştır. Şimdi ise sözde sömürgeciler gitmiş görünüyor fakat misyonerler vasıtası ile 2. Milenyum(Hristiyanlığı yayma binyılı) hayata geçirilmiştir. Açlıktan kırılan halka hristiyan olmaları karşılığında bir incil ve 100 dolar para verilmektedir. Her pazar ayinlere katılanlara ise ek paralar verilmektedir.
Yorumlar (1) | Görüntülemeler: 1564 |
|
Devamını oku...
|
|
BYE BYE TÜRKÇE
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum.
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı: 'Bu günden sonra, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şasırdım merak ettim,
Bu makaleye ilk yorum yapan siz olun | Görüntülemeler: 733 |
|
Devamını oku...
|
|
Milletimizin sevgili hocalarından Prof. Oktay Sinanoğlu'nun, bir gün Amerika'nın da, bizim gibi taklitçilik illetine düşerse, başına neler gelebileceğini, hayalî bir tarzda anlattığı "Bir New York Rüyası" adlı hikâyesi. Acıklı ama, dilini kaybeden bir milletin karşılaşacağı faciayı ve felaketi kavramamıza ve dilimize sahip çıkmamıza yardımcı olacağını umuyorum.
Bir New York Rüyası
Bir yaz günü uyuyakalmışım. Kendimi, rüyamda, önceleri epey vakit geçirmiş olduğum New York şehrinde buldum. Aradan uzun yıllar geçmiş, 2050'li yıllara gelmişiz. Broadway'den aşağı yürüyüp meşhur "Times Meydanı"na vardım. Gözlerim aşina olduğum koskoca Amerikan sigarası, Amerikan arabası reklamlarını arıyordu. Evet, gene o kocaman, dev bina büyüklüğünde reklamlar vardı. Fakat hayret, gözlerime inanamayıp bir daha baktım. Bir ulu binanın tüm yüzünü kaplamış dev levhada Türkçe olarak (!) "Nefis Rize Çayı. İşte Hakiki Çay" yazıyor, yazının yanında lâle biçimli, ince belli cam bardakta tavşan kanı bir çay resmediliyordu. Sadece en dipte küçücük harflerle İngilizce olarak "Drink-Real Tea" eklenmişti.
Bu makaleye ilk yorum yapan siz olun | Görüntülemeler: 432 |
|
Devamını oku...
|
|
Şöyle Konuşuyor Batili Benliğimiz
Müslüman kalabilirsin ya da başka bir dinde, ama beni yakalamak için değişmelisin dostum. Dilini değiştirmelisin önce.
Yüksek ortamlarda benim dilimi kullanmalısın. Benim dilimi ikinci dil ya da yabancı dil olarak öğrenmen yetmez. Kendi dilin yabancı kalmalı, hatta neredeyse etnik bir dil, benim dilim ise yüksek ortamlarda anadil olmalı. Nedir bu yüksek ortamlar? En basta yüksekokullar. Sonra liseler, ortaokullar, ilkokullar, hatta anaokulları.
Kendi dilinle konuşmak sende aşağılık duygusu yaratmalı. Örneğin marketing alanında benim sözcüklerimle cümleler kurmalısın. Kendi dilinle ifade etmeye çalış bak, ne kadar da bayağı kalıyor. Global dünyanın bir parçası olarak kendini hissetmek istiyorsan, benim yaptığımı iyi yapmalısın.
Yorumlar (1) | Görüntülemeler: 635 |
|
Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 9 - 12 Toplam: 15 |
|
|
|
|
|